PROSTATIN RİSK
FAKTÖRLERİ
1.İdrar torbasının
tıkanması ( taş, tümör, BPH )
2.Diabet
( Şeker Hastalığı )
3. Baskılanmş
Bağışıklık Sistemi
4. Üretral
kataterizasyon (drenaj maksadı ile penisin ucundan üretraya oradan
mesaneye kadar sokulan ince plastik boru)
5.
Bazı cinsel yol ile bulaşan
hastalıklar (nongonnococcal
urethritis, gonorrhea )
6.
Korumasız vajinal ve
rektal cinsel ilişki ( bakterilerin üretraya ve oradan prostata girmesi)
7. Mesane dolu iken
ağır yük kaldırmak
8. Yaptığınız iş ( uzun
yol şoforleri, ağır iş makinası kullananlar)
9.
Her gün yapılan koşular ve bisiklet
10.
İdrar yolunun yapısal bozuklukları
ŞEKER HASTALARINDA PROSTAT(ÖZELLİKLE PROSTATİT) TEDAVİSİ UZUN
SÜRÜYOR!
Prostatın bilinen rahatsızlıklarının ( prostatit,BPH, vs) tedavisi şeker
hastalarında bu hastalığa sahip olmayanlara nazaran daha uzun
sürmektedir.Özellikle prostatit tedavisi ( prostat bezinin iltihaplanması)
8 hafta ve hatta yine ek bir 8 hafta daha sürebilmektedir. Eğer
inflamasyon yüzünden prostatın etrafındaki sinirle zarar görmüş
ise sinirlerin iyileşmesi zaten daha uzun sürmektedir, şeker hastalığı bu
süreyi dahada uzatmaktadır.Ayrıca şeker hastalığı yine prostatit
vakalarında hem gram negatif hemde gram pozitif olmak üzere poly-bakteriel
( birden fazla bakteriel enfeksiyon) enfeksiyona sebebiyet
verebilmektedir.
DOKULAR BESLENEMİYOR
Şeker
hastalığındaki sorun kanda şekerin yükselmesi buna karşın ihtiyacı olan
dokulara geçememesi durumudur. Damarlar yüksek şeker düzeylerinden
hasarlanırken, dokular ihtiyacı olan şekeri alamadığından beslenemez ve
işlevlerini yerine getiremez. Doğada bulunan tüm canlılar gibi mikroplarda
şekeri çok sever. kanda yükselen şekerin bir kısmı idrara karışır ve idrar
yolu enfeksiyonlarına uygun ortam oluşturur. Büyümüş prostat nedeniyle
mesanede kalan idrarda şeker bulunması durumunda mesane, idrar yolu ve
prostatda enfeksiyon ve enflamasyon oluşur. Buna bağlı olarakda prostat
tedaviniz aksayabilmekte ve cinsel isteksizlik ve empotans
gelişebilmektedir.Beyin ve sinir sistemide kandaki yüksek şekerden çok
etkilenir. Ereksiyonunun oluşması için gerekli elektrik sinyalinin çıkışı
azalabildiği gibi, bu iletilerin penis bölgesine iletilmesinde de
yavaşlama olur. Bu durumdan ilk etkilenen gece ereksiyonları adı verilen
durumdur. Gece ereksiyonları kaybolur ve penis dokusunun beslenmesi de
bozulur. Aynı şekilde beyinden erkeklik hormonunu dengeleyen
mekanizmaların da bozulması ile cinsel istekte de azalma gerçekleşir.
Damar sistemlerinin bozulması ile birlikte yine penise ereksiyon için kan
taşıyan damarlarda sorun yaşanmaya başlar. Prostat asitik ve bazik bir
ortam olduğu için zaten çok az kanlanan bir organımızdır. Yüksek şeker
seviyeleri prostat içersindeki işlevleri negatif etkilediği gibi bu
organımıza olan kan akışını azaltmaktadır.Yetersiz uyarı ile az genişlemiş
damarlar bir de tıkanıklık yaşadığında ereksiyon kaybı olur. Bu durum
kişinin kendini kötü hissetmesine ve depresyona yol açar. Beyindeki
cinsellikle ilgili bölgelerin baskılanması ile kısır döngü oluşur.
ZARARLARI BİLİNİYOR
Diyabet aynı zamanda orgazm ve boşalma fonksiyonlarını da kötü etkiler.
Boşalma gerçekleşmeyebileceği gibi meninin geri kaçması sonucu 'kuru
boşalma' adı verilen durumla karşılaşılabilmektedir. Genellikle şeker
hastalığı tanısı konulan bireylerde cinsellik ilk planda sorgulanmaz. Ama
günümüzde bu hastalığın ereksiyon ve cinselliğin diğer alanları
konusundaki zararları daha iyi bilinmekte ve bunlar gelişmeden tedbirler
alınabilmektedir. İlaç tedavileri, kontroller ve koruyucu tedbirlerle
şekere bağlı gelişebilecek cinsel sorunlar önlenebilir, bireylerin daha
kaliteli bir evlilik hayatı yaşaması da sağlanabilir. Unutulmamalıdırki
prostat ikincil bir sex organımızdır. Sağlıklı bir cinsel hayat için
sağlıklı bir prostata sahip olmanız gerekmektedir.