Prostat büyümesinin cerrahi
tedavisinde günümüzde gelinen en son nokta Greenlight HPS lazer tedavisi.
Yöntem, fiberoptik prob denilen ince bir tel yardımıyla lazer ışınının prostata
gönderilerek, prostatın hızlı ve kanama olmadan güvenle buharlaştırılması
esasına dayanıyor.
Prostat büyümesinde lazer teknolojisi
Greenlight HPS lazer yöntemi, minimal yan etkileri, ameliyat ve iyileşme
sürelerinin kısa olması, ameliyat sonrası sonda gerekliliğinin diğer prostat
ameliyatlarına göre çok kısa olması nedeniyle prostat büyümesi tedavisinde öne
çıkıyor.
İyi huylu prostat büyümesi, bilimsel adıyla 'benign prostat hiperplazisi' ya da
BPH, erkeklerde özellikle 50'li yaşlardan itibaren ortaya çıkan bir hastalık. 50
yaşındaki erkeklerin yüzde 30'unda, 60 yaşındaki erkeklerin yüzde 50'sinde
başlangıç şeklindeki prostat büyümesi bulguları saptanırken, 80 yaşında
hastalığın görülme sıklığı yüzde 90'ı buluyor.
Tanı nasıl konuyor?
İyi huylu prostat büyümesi için öncelikle hastanın detaylı hikayesinin alınması
gerekiyor. Belirtilerin şiddetini ortaya koyma amacıyla “Uluslararası Prostat
Semptom Skorlaması” adı verilen bir puanlama sistemi bulunuyor. Bu sistemde
idrar sıklığı ve idrar yapma zorluğu ile ilgili sorular mevcut. Puanlama sistemi
sayesinde iyi huylu prostat büyümesi ile ilgili şikayetleri şiddetine göre
sınıflamak ve hastanın yaşam kalitesini değerlendirmek mümkün oluyor.
Prostatın büyüklüğü ve kıvamını belirleyen muayenenin ardından yapılan, tam
idrar analizi, böbrek fonksiyonları hakkında bilgi sahibi olmak için kanda
kreatinin, ayrıca kanda PSA testi, üriner sistem ultrasonografisi, idrar akış
hızını ölçmek için üroflovmetri testi ile genellikle tanı konulabiliyor.
Cerrahi tedavide son teknoloji
Prostat büyümesinin cerrahi tedavisinde günümüzde gelinen en son nokta
Greenlight HPS lazer tedavisi olarak görülüyor. Yöntem, isteğe bağlı olarak
lokal, bölgesel veya genel anestezi altında yapılabiliyor. Greenlight HPS lazer
yöntemi, fiberoptik prob denilen ince bir tel yardımıyla lazer ışını prostata
gönderilerek prostatın hızlı ve kanama olmadan, güvenle buharlaşması esasına
dayanıyor.
İlk kez 1997 yılında kullanılan Greenlight lazer teknolojisinde günümüze kadar
geçen süre içinde gelişmeler olmuş ve başlangıçta kullanılan düşük enerjili
sistemler yerini daha yüksek enerjili ve güvenli sistemlere bırakmışlar. Bu
anlamda, Greenlight lazer teknolojisinin geldiği en üst nokta Greenlight HPS (High
Power System; Yüksek Güç Sistemi) teknolojisi olarak kabul ediliyor.
“İşlem minimum girişimsel bir yöntem olup, ameliyat ve iyileşme sürelerinin kısa
olması ve idrar akımında önemli düzeyde artış sağlaması ile iyi huylu prostat
tedavisinde tercih edilen cerrahi bir tekniktir. Greenlight HPS lazer tedavisi
ile prostat buharlaştırılması işleminde, lazer buharlaşan dokunun en fazla 1-2
mm derinine etki ettiğinden, etkisi kontrol altındadır. Buharlaşan alanın
altında yaygın hasar yapmaz. Bütün bunlar bu yöntemin neden başarılı olduğunu
açıklamaktadır.”
Yaş sınırlaması yok
Yaş sınırlaması olmaksızın Greenlight HPS tedavisinin uygulanabildiği hastalar
ise; idrar tıkanıklığına yol açan iyi huylu prostat büyümesi olan, cerrahi
tedavi gerektiren tüm iyi huylu prostat büyümesi olan, ilaç veya diğer
tedavilerde başarısız olan, kan sulandırıcı ilaç kullanan ve cerrahi gerektiren
iyi huylu prostat büyümesi olan, genel anestezi uygulanması riskli (kalp,
akciğer hastalıkları v.b.) ve cerrahi gerektiren iyi huylu prostat büyümesi olan
hastalar olarak belirlenmiş.
“Ameliyat sonrasında hastaya çok kısa süreli sonda takılıyor. Bazen, özellikle
küçük prostatlarda sondaya gerek olmuyor. Greenlight yapılan hastaların
neredeyse tümünde 24 saat sonra sondayı çekiyoruz ve hastayı ertesi gün taburcu
ediyoruz. Hasta birkaç gün içinde normal yaşamına dönebiliyor. Greenlight,
hastaya kendine özgü bazı rahatsızlıklar getirebiliyor. Bunların arasında; sık
sık tuvalete gitme, ilk günlerde özellikle hastaların yüzde 20'sinde gördüğümüz
sıkışma hissi ve yanmalar görülebiliyor.
Bunlar zaman içinde düzeliyor. Hastaların sadece küçük bir kısmında bu
şikayetler 6 haftaya kadar uzayabiliyor. Hastaların yine çok küçük bir oranında,
daha sonra ortaya çıkan önemsiz kanamalar olabiliyor. Yine çok nadir olarak,
sondayı çektikten sonra idrar yapma güçlüğü olduğu için yeniden sonda takmak,
birkaç gün sondalı bırakmak gerekliliği ortaya çıkabiliyor. Ancak Greenlight HPS,
genelde çok iyi tolere edilen bir uygulama. Bu komplikasyonların az ya da çok
olması biraz da tekniğin uygulanmasıyla ilgili. Deneyimli ve emin ellerde bu
komplikasyonların çok daha az olduğunu biliyoruz. Ancak komplikasyonları az
kılan şeylerin başında esas olarak hasta seçiminin iyi yapılması ve uygun
hastaya bu tekniğin uygulanmasıdır.”
Greenlight lazer teknolojisi prostat dokusunda 1-2 mm derine etki ettiği için
çok daha derinden geçen setleşme ile ilgili sinirlere zarar vermiyor. Bu yüzden
ameliyat sonrası sertleşme problemi hemen hemen hiç görülmüyor. Kapalı prostat
ameliyatı sonrası sıklıkla görülen retrograd ejekülasyon yani meninin dışarı
gelmemesi ve idrar torbasına geri kaçması çok daha az oranlarda görülüyor.
Ayrıca Greenlight HPS ile özellikle yüksek risk taşıyan hastalarda ameliyat
süresinin kısalması, kanama olmaması ve lokal anestezi ile ameliyatın
yapılabilmesi nedeni ile bu risk en aza iniyor.